28.10.09

Günlerdir aklımda - "sen ne kadar iyi bir insansın"... Birinin gerçekten bu kadar iyilikle dolu olması !!! - özellikle böyle bir dünyada -

"insan" olmayı hatırlatan insan, yaptığın her şey için teşekkürler
Beraber paraşütle atlamadan söyleyeyim dedim, ne olacağımız belli olmaz ;)
Teşekkürler Önder Özkan...
Hayatı yaşamayı bilen insan-

27.10.09

Bugün meleklerimin doğum günü...
İyi ki doğmuşsunuz...
Biz meleklerimle hayatın peşinden koşmayı geçtik artık- hayatın bir adım önünde, geminin sancağında keyifle hayatı yudumluyoruz beraber..

Didoş'um, Özlenç'im
sizi seviyorum...
hadi bakalım, uçmayı öğreniyoruz...

23.10.09

bir bakmışım bavulum elimde - ???


tam kapıdan çıkarken durdum, bavulu bir köşeye bırakıp bilgisayara koştum-

beni merak etmeyin demeden gidemedim...





21.10.09


Yeni bir hayata başlarken -
hayata bakabilmeyi, dahası FARKLI bakabilmeyi öğreten, kendi özgürlüğümüzü keşfettiren yüce insan, insan dostu hocamız aramızdan ayrıldı.
Ünsal Oskay'ın anısına...  "Yıkanmak İstemeyen Çocuklar Olalım"



"...Her zaman yeni, zenginliklerle dolu olan hayata erişmek, yürüdükçe başımızın üstünde gökkuşağının parlayacağı; çiçeklerle, sularla, ormanlarla bezenmiş bir serüvendir. Her şey kapımızın hemen önünden başlayan binbir fantastik görünümüyle bizi büyülemeye hazır hayata kendi gözlerimizle bakmayı merak edebilmemize bağlıdır. Özgürleşmeyi amaçlayan merak, örselenmemiş 'çocuk merakından' kaynaklanır." Ünsal Oskay

14.10.09

belirsizlik -
bekleme
belirsizlik -
bekleme

belirsizlik
ben bunun ağırlığı altında kaldım
çok canım acıyor... 

Ceew'imin reçetesi : Ajda Pekkan şarkıları dinle ;)


" Beklemek! Sadece bir talihsizlik değil, belki de ustaca bir zaman kullanışın nimetidir..."

13.10.09

hayatı - aşkı - gözyaşını - yenilen son lokmayı - umudu - heyecanı - deliliği - gülümsemenin en güzel yerini- saçmalamayı - meydan okumayı - özgür ruhu - kucaklaşmayı - kaderi- kederi 
paylaştığım iki insanla "muhabbete ahenk kattık" - içtik- dün gece... hayata kaldırılan kadehlerin her birinde daha da güçlendim... aklımı meşgul eden her şeye inat tek tek işledim benliğime - her şey çok güzel olacak... 
şerefe meleklerim - biri aşk için biri huzur - 

canımın acısını ben söylemedim, kimse duymadı ama o hissetti -ve bir mesaj geldi -
"mutluluktan havaya attıktan sonra tutmayı unutan insanlara inat
yere çakılmayalım, uçmayı öğrenelim" dedi -
bencede can yoldaşım BİZ UÇMAYI ÖĞRENELİM ...


11.10.09

İçim taşmış, gözlerim dopdolu...

Yine hayatla girdik birbirimize - birbirine küsen sonra neden küstüğünü unutan ve oyuna dalan iki kardeş gibiyiz uzun süredir hayatla. Bazen çok güzel oyunlar oynuyoruz, beni çok mutlu ediyor sonra öyle bişey yapıyor ki ben yine darmadağın -

Dün Ankara'ya gittim bugün döndüm. Çok sevdiğim iki insan birbiriyle evlendi - sadece kanbersiz düğün olamayacağı için değil, gözlerindeki mutluluktan düşecek kırıntıları ceplerime doldurmak için koşarak gittim düğünlerine - 
Gelin hanım yazılarımın takipçisi olduğu için bunu da balayından dönünce okusun - hep içten  gülümseyen yüzü ile çok güzel bir gelindi,  birbirlerine çok yakışan güzel insanlar hayat sizi hep kucaklasın... 

Bugün bir de canparem ceew'in doğum günüydü - hayatının tam ortasına oturduğum ve belası olduğum için doğum gününde rahat bıraktım kendisini  ama daha sonra pasta atacağım kucağına...


şimdi birine daha bişey yazayım o anlasın ben anlayayım - belki okusun, okumasa da bulunsun- 
uzaktayken sen daha da uzakta oluyorsun ya - ben hep soğuk
Şu an sıkıca sarıldığım ve tüm gücümle sahip çıktığım tek şey gözlerine bakınca gördüklerim - dokununca hissettiklerim - 
bir süredir göremesem de, duyamasam da, hissedemesem de...


sana olan aşkım -
sorgulamadan 
kurcalamadan 
yormadan
yorulmadan teslim olmak...


her şeye rağmen hayata karışmak, hayatın saçlarından tutup yakalamak için...

08.10.09

koşuşturma, yorgunluk,
birden aklıma geliverir...
... mesafeler görecelidir...

-uzaklara gideceğim...
-çok uzak değil ki! Sadece 1 saat...

yüzünde çok beğendiğim gülümsemen
yüzümde gülümseme...

07.10.09


Bugün farkettim çünkü bugün aklıma geldi ve bugün aradım... bulamadım ve yok olduklarını anladım sonuçta bugün farkettim - bugün canım sıkıldı, özledim, üzüldüm...


Sel geldi beni buldu ya veya ben selin olduğu yerdeydim ya - sonuçta oldu. Sel sırasında çok "eşya" kaybettim, önemli değildi. En çok sevdiğim kitapları salonun kütüphanesinde tutuyordum onlarla vedalaşmak çok zor oldu. Çok özel bir kitabım vardı - yayımcısı ve editörü tarafından imzalı "Nobel Ödüllü Edebiyatçılar Albümü" onu atamadım bile.

Bilgisayarımı sel aldı o da sorun değil de içindeki onlarca fotoğraflar (yaşanmışlıklar)  - müzikler (paylaşmışlıklar) - yazılar (hayat kırıntıları) ne olacak?... Onları geri istiyorum ben... Bugün farkettim o kadar çok şey gitmiş ki... 


Bugün geçmişi ziyaret etmek istedim, olmadı - yerindeki boşluk içimi üşüttü...


Şimdi olaya şu tarafından bakıyorum ki - bu baktığım tarafa geçmek çok kolay olmadı - doğa da yardımcı oldu ve ben şimdi her şeye, hayata baştan başlıyorum. Çok daha tedbirli, deneyimli, umutlu ve mutlu olarak...

05.10.09

bu sabah yağmur var İstanbul'da -
...

şarkılarda düşünmek seni bana getirmez ki...

04.10.09

bulantı, miğde acısı, baş dönmesi, halsizlik - acil, hastane, serum, ultrason, antibiyotik...

gıda zehirlenmesi...
her şeyi açıklamak için yeterli iki kelime mi???
tamam doktor bey belki "yediğim" birşey beni zehirledi
peki ama bunun ruhsal karşılığı nedir???

03.10.09

...

cake and the cities 
...