15.04.09

yüzümdeki kocaman gülümseme bunun simgesiyse
sen bana iyi geliyosun...

ağrıyla güne uyanmak, yataktan çıkmak istemek ama bedenin buna izin vermemesi... bedene mahkumsun canın acıyor mecburen geri yatacaksın... Biraz daha dinlence ama güne bir yerlerden başlamalı, ucundan tutuyorum işgününü, bilgisayarın karşısındayım, acı hala içimde...
Yatağın, yastıkların arasında sıcak su torbaları bilgisayarım ve ben...
günümü paylaşmanı bekliyorum - bekliyorum dayanamayıp müdahale ediyorum...
sonunda acımı, yastığımı, bilgisayarımı ve sıcak su torbalarımı paylaşıyorum seninle...
sen bana iyi geliyosun

yavaşça sıcak su torbalarına ihtiyacım kalmıyor yataktan düşüyorlar, acımı unutmuşum yastıklara ise keyifle sarılıyorum çünkü bilgisayarımın ekranındasın... konuşmaya başlıyoruz...

- bir sürü yabancının olduğu bir yerde birbirimize daha yakın hissediyoruz - "keane" bize şarkı söylüyor "everybody's changing"
- "bulmak için aramamak gerekir diyosun"- her sözünde sana daha yakın, her kelimen ile seni biraz daha tanıyarak "bertuğ cemil"e eşlik ediyorum-
Yağmur, yağmur, yağmur geri verecek buharlaşan sevgimizi...


Bütün gün evdeyim havanın nasıl olduğunu bilmiyorum ama sana soruyorum senin hissettiğin havayı merak ediyorum... kendi pencerelerimizden gördüklerimizi merak ediyoruz, sıkılmadan, bıkmadan anlatıyoruz dünyayı nasıl gördüğümüzü - sonra bir bakıyoruz pencerelerimizin rengi birbirine benziyor ben pembe diyorum sen mor...

bilgisayardan uzaklaşacaksın ama giderken bana "six pence none the richer" bırakıyosun yokluğunda dinliyorum -
Oh, kiss me beneath the milky twilight
, lead me out on the moonlit floor. Lift your open hand strike up the band and make the fireflies dance, silver moon's sparkling... so kiss me -

Sonra ben senin için hazırladığım şarkıyı gönderiyoum "Damien Rice"
I can't take my eyes off you, I can't take my eyes... And so it is, just like you said it should be, we'll both forget the breeze most of the time...
muhabbetimize, birbirimizi tanımamıza eşlik eden şarkılardan biri de böylece kulaklarımıza fısıldanıyor. Sonra sen serseri oluyosun ben hâlâ deli...

farklı bakış açıları bizi birbirimize yaklaştırıyor, her şeyi olduğu gibi saklamadan söyledikçe şeffaflaşıyoruz birbirimize karşı, aynı anda dinlenmeye çalışılan şarkılarda yaban mersini tadı arıyoruz...

şimdi sorgulamaya kalksak bir sürü soru, kurcalamaya kalksak elimizdeki güzelliklere zarar veriririz o yüzden böylece kalsın diyoruz
fonda "melody of you" çalsın...
ve sen dersin "istekler zamana ruh bedene köle"


- canının yanmasına sebep hasta ve halsiz oluşun muydu peki? yoksa CAN'ın mı acıyordu?

- CAN'nımın acığı çok oluyo ama bu sabah ki can ağrısıydı, genel düşününce ama seni yine 'geren' bir cümle olsun istemem ama sen bana iyi geliyosun
- yüksek gerilim hattı gibisin
bana kaldıracağımdan fazla sorumluluk bilinci yükleme sorumluluk degil bak sorumluluk bilinci :)

-öle olsun hiç istemem zaten öle olursa rahat olamazsın
sen hem bil hem bilme, böle olduğun gibi ol yeter

- kötü geldigim bir gün olur...senden çok benim canım acır

-tamam oldugum gibi kalacağım serefim ve namusum hatta fotograf makinem üzerine yemin ediyorum .)

- :) canımsın...


- biri canın çıksın dedi mi ne olacak??!!
:...(